Cem Boyner anlatıyor: Yeni mağaza 'Communite' ve aynı şeyi yapmanın en büyük riski

Share

Summary

Cem Boyner, Oksijen TV'ye verdiği röportajda yeni perakende girişimi 'Communite'yi ve sektördeki dönüşümü anlattı. Boyner, ekonomik belirsizliklere rağmen bu yeni iş modelini yaratma motivasyonunu, luxury shame kavramının lüks perakendeyi nasıl etkilediğini ve "eskiyi yıkıp yenisini inşa etme" felsefesini detaylandırdı. Türkiye'den başlayıp dünyaya açılacak olan Communite, genç tasarımcılara ve yükselen markalara bir platform sunarken, müşteri deneyimini ön planda tutan bir yaklaşımla geleneksel perakende anlayışını değiştirmeyi hedefliyor.

Highlights

Neden Şimdi Yeni Bir İşe Giriştim?
00:00:57

Cem Boyner, ekonomik belirsizliklerin olduğu bir dönemde yeni bir perakende markası olan 'Communite'yi kurma kararının ardındaki nedenleri açıkladı. 70 yaşında olmasına ve hayatında hiç 'düz bir yıl' görmediğini belirtmesine rağmen, rahata erip arkana yaslanmanın piyasayı kaybetmek anlamına geldiğini vurguladı. Türkiye'de doğup büyüdüklerini ve ülkeye karşı sorumlulukları olduğunu ifade ederek, 'iyi günde keyfe bakıp, kötü günde yığılacak' bir durumları olmadığını söyledi. Bu işin köklerinin Türkiye'de olduğunu ancak kanatlarının yurt dışında olduğunu, uluslararası pazarlara açılmanın işin en önemli kısmı olduğunu belirtti.

Yeni Bir Pasta Yaratmak ve Değişimin Önemi
00:04:09

Boyner, bir iş kurmanın iki yolu olduğunu, ya mevcut bir pastadan pay çalmak ya da yeni bir pasta yaratmak olduğunu ifade etti. Kendi yaklaşımlarının, 'bolluğu yaratan, daha çok paylaşacak servet ve istihdam yaratan' yeni bir pasta yaratmak olduğunu vurguladı. Rahata erip arkaya yaslananların piyasayı kaybettiğini Osmanlı İmparatorluğu ve Portekiz örnekleriyle açıkladı. Perakende sektöründe önemli bir kırılma yaşandığını, artık büyük markaların tekelinde olmayan tasarım ve üretim imkanları sayesinde binlerce yükselen markanın ortaya çıktığını belirtti. Yeni iş modeli 'Communite'nin, bu yeni markalara kendilerini gösterme ve satış yapma imkanı sağlayacağını dile getirdi.

Lüksteki Değişim ve 'Luxury Shame'
00:09:16

Lüks perakendedeki düşüşü 'luxury shame' (lüks utancı) kavramıyla açıklayan Cem Boyner, markalı lüks ürünlerden bir mahcubiyetin başladığını belirtti. Müşterilerin artık logoya para vermek istemediğini, bunun yerine tasarıma, kaliteli malzemeye veya ürünün hikayesine odaklandığını söyledi. Günümüzde kaliteli ürün bulmanın çok kolaylaştığını ve arada on misli fiyat farkı olsa da bu kadar kalite farkı olmadığını vurguladı. Mevcut perakendecilerin sadık müşteri kitleleri nedeniyle büyük değişimlere girmekte zorlandığını, ancak Communite'nin sıfırdan başladığı için bu eski bagajlara sahip olmadığını ve özgürce yenilik yapabildiğini ifade etti.

Communite Konsepti: Üçüncü Yer ve Yerel Dokunuş
00:23:36

Communite'nin temel felsefesini 'müşterinin üçüncü yeri' olarak tanımlayan Boyner, ev ve iş haricinde keyifli vakit geçirilebilecek bir mekan yaratmayı hedeflediklerini belirtti. Mağazaların geleneksel perakendeden farklı olarak ayda iki ziyaret almayı amaçladığını, bunun içindeki değişen içerik ve sunduğu deneyimlerle mümkün olacağını dile getirdi. Markaların %65'ini kendisinin bile tanımadığını ve %75'inin Türkiye'de ilk kez satışa sunulacağını söyleyerek, bunun bir risk olmadığını, aksine aynı şeyi yapmanın asıl riskli olduğunu savundu. Global olmakla birlikte lokal dokunuşları olan bir iş kurduklarını, Milano mağazasındaki ürünlerin %25'inin Milanolu satın almacılar tarafından belirlenmesi örneğini verdi.

Yurtdışı Açılımı ve Tecrübenin Farklı Kullanımı
00:24:34

Boyner, Communite'nin hızlı bir şekilde yurtdışına açılma planlarını anlattı. Türkiye'de başarılı olsalar bile, dünya piyasalarını kaçırma riskini göze alamayacaklarını, çünkü bu konseptin dünya çapında ilk kez deneneceğini vurguladı. İşlerinde 'mecburen' bir şey yapmadıklarını, her şeyin düşünülerek yapıldığını ve bunun başarıyı getireceğine inandığını belirtti. Gençlerin eski kutsalları kabul etmeyen 'böyle geldi, böyle gitmez' yaklaşımının kendilerine cesaret verdiğini ifade etti. Perakendede bir şeyleri tamir etmek yerine 'kırıp yenisini yapma' felsefesini benimsediklerini dile getirdi. Tecrübenin sadece daha iyi yapmak için değil, neyi yapmamak gerektiğini de bilmek için bir fırsat olduğunu söyledi.

Risk Algısı ve Sürekli Değişimin Önemi
00:32:27

Kendisini 'konfor alanına çekilmek yerine neden yeni bir maceraya atıldığı' sorusu üzerine Cem Boyner, ‘yapmamak riskli’ şeklindeki bakış açısını detaylandırdı. Her gün aynı işi yapıp müşterilerin ve satışın artmasını beklemenin asıl risk olduğunu söyledi. İş hayatında konfor alanına girilen anın 'game over' anlamına geldiğini, Osmanlı İmparatorluğu örneğiyle açıkladı. Sürekli gelişim ve yeniliğin peşinde olduklarını, tüm grubun bu felsefeyi benimsediğini dile getiren Boyner, Türkiye'nin zor dönemlerde bile hızlı adapte olabilme yeteneğine ve 'düşüp kalkmayı bilme' özelliğine dikkat çekerek, bu değişimin kendi hamurumuzda olduğunu ve bize yakıştığını düşündüğünü belirtti.

Recently Summarized Articles

Loading...