Summary
Highlights
Eğitim ve kültür alanındaki inkılapların ulusçuluk, laiklik ve halkçılık ilkeleriyle bağlantıları vurgulanmıştır. Temel amaç, eğitimde birliği ve laikliği sağlamak, milli eğitimi çağdaşlaştırmak, yaygınlaştırmak, okuryazar oranını artırmak ve halkın kültür seviyesini yükseltmektir. Cumhuriyet döneminde kız ve erkek öğrencilerin birlikte eğitim alması (karma eğitim) başlamıştır.
1924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim ve öğretimde birlik sağlandı. Osmanlı dönemindeki medreseler Şeriye ve Evkaf Vekaleti'ne bağlıyken, bu kanunla tüm eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlandı. Medreseler zamanla işlevsiz kalarak kapandı. Bu kanun, laiklik ve ulusçuluk ilkeleri doğrultusunda eğitimdeki farklılıkları ortadan kaldırmayı hedefledi. Ayrıca ilahiyat ve imam hatiplerin Atatürk döneminde açıldığı vurgulandı. Yabancı okulların da Türk milli eğitimine bağlanarak Türkçe ve sosyal derslerin Türk öğretmenler tarafından verilmesi ve öğrencilerin dini ayinlere katılmaması kararı alındı.
1926 yılında çıkarılan Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nu tamamlayıcı niteliktedir. Bu kanunla, laik ve çağdaş eğitim esasları belirlendi. Tüm okulların açılma süreçleri devlet kontrolüne alındı ve ilköğretim zorunlu ve parasız hale getirildi. Ayrıca, eğitim müfredatını ve ders kitaplarını belirlemek üzere Talim Terbiye Kurulu oluşturuldu.
1 Kasım 1928'de kabul edilen Yeni Türk Harfleri, okuma yazmayı kolaylaştırmayı ve okuryazar oranını artırmayı amaçladı. Bu inkılap, doğu kültüründen batı kültürüne geçişin önemli bir aşaması olarak kabul edildi ve Türkiye'nin batılılaşma tercihini gösterdi. Latin alfabesini Türk dilinin yapısına uygun hale getirmek amacıyla bazı harfler Türkçeye özgü olarak düzenlendi. Harf inkılabı sonrasında okuryazar oranı ve basılan kitap sayısı önemli ölçüde arttı, matbaa kullanımı yaygınlaştı. İlk okur yazar oranının erkeklerde daha yüksek olmasının nedeni, erkeklerin askerlik hizmeti sırasında okuma yazma öğrenme imkanına sahip olmalarıdır.
Yeni Türk Harflerinin kabulünden sonra okuma yazma seferberliği başlatmak amacıyla Millet Mektepleri açıldı. Bu mekteplerde 7'den 70'e herkes yeni harfleri öğrenmek için eğitim aldı. Mustafa Kemal Atatürk'e bu süreçteki çalışmaları nedeniyle 'Başöğretmen' unvanı verildi. 1932'de ise Türk Ocakları'nın yerine Halkevleri kuruldu. Halkevleri, halka dil, edebiyat, tarih, sanat gibi dokuz farklı alanda eğitim vererek kültür seviyesini yükseltmeyi hedefledi. Halkevlerinin yayın organı 'Ülkü dergisi'dir. Köy enstitüleri ise Atatürk döneminde değil, 1941'de İsmet İnönü döneminde Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç tarafından açılmıştır. Bu enstitülerde köylülere tarım, hayvancılık ve teknik bilgiler verilerek nitelikli öğretmenler yetiştirilmesi amaçlanmıştır. Ancak Köy Enstitüleri 1951 yılında Demokrat Parti tarafından kapatılmıştır.