Summary
Highlights
Video, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarındaki siyasi gelişmeleri, özellikle çok partili hayata geçiş denemelerini ele alıyor. Cumhuriyet döneminde ilk kurulan siyasi parti olan Halk Fırkası'nın (daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi) 9 Eylül 1923'te cumhuriyetin ilanından önce kurulduğu, kurucu ilkelerinin (6 Ok) ve ekonomi politikasının (Devletçilik) tartışıldığı belirtiliyor. Partinin kurulmasıyla temsil heyeti ve Anadolu Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti gibi yapıların siyasi parti çatısı altında toplandığı vurgulanıyor.
Halifeliğin kaldırılmasının ardından Mustafa Kemal'in yakın silah arkadaşlarının bazı inkılapların hızı konusunda farklı düşüncelere sahip olmasıyla yeni bir parti kuruldu: Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası. Kasım 1924'te kurulan bu parti, Cumhuriyetin ilanından sonra kurulan ilk muhalefet partisi olma özelliğini taşıyor. Kazım Karabekir başkanlığındaki bu parti, 'dine saygılıyız' sloganı ve liberal ekonomi anlayışıyla Halk Fırkası'ndan ayrılıyordu. Partinin ilk şubesinin Urfa'da açıldığı ve ordunun siyasetten ayrılması kararının alınmasında etkili olduğu belirtiliyor.
Şubat 1925'te patlak veren Şeyh Sait İsyanı, Cumhuriyet döneminin ilk rejim karşıtı isyanı olarak ele alınıyor. İngilizlerin Musul meselesindeki çıkarları doğrultusunda isyanı kışkırttığı, Türk ordusunun Musul harekatına hazırlanırken isyanın Musul'dan dikkatleri dağıttığı belirtiliyor. İsyanın bastırılmasında hükümetin zayıf kalması üzerine Fethi Okyar hükümeti istifa etmiş, yerine İsmet İnönü hükümeti kurulmuştur. İsmet İnönü, isyanı bastırmak amacıyla Takrir-i Sükun Kanunu'nu çıkarmıştır. Bu kanunla İstiklal Mahkemeleri yeniden kurulmuş, bölgede kısmi seferberlik ilan edilmiş ve basına sansür uygulanmıştır. Takrir-i Sükun Kanunu'nun yürürlükte olduğu 1925-1929 dönemi, inkılapların en yoğun yaşandığı dönem olarak vurgulanıyor.
Şeyh Sait İsyanı’nın bastırılmasıyla birlikte tekke ve zaviyeler kapatıldı. Dine saygılıyız sloganları nedeniyle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası da Takrir-i Sükun Kanunu gereğince kapatıldı. Bu kapatılmanın, muhalefetin tasfiyesi anlamına geldiği ve Mustafa Kemal'in siyasi dehasının bir göstergesi olduğu yorumu yapılıyor. Ayrıca, isyanın ve iç karışıklıkların etkisiyle Türkiye'nin Musul üzerindeki hak iddialarını zayıflattığı ve 1926 Ankara Antlaşması ile Musul'un İngiliz mandasındaki Irak'a bırakıldığı belirtiliyor. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın genel seçimlere katılmadan kapatıldığı, ancak yerel seçimlere katıldığı bilgisi veriliyor.