Summary
Highlights
Video, ıslahatın iyileştirme ve güzelleştirme olduğunu, inkılabın ise köklü bir değişiklik olduğunu vurgulayarak başlar. Osmanlı devleti ıslahat yaparken, Türkiye Cumhuriyeti'nin inkılaplar yaptığı belirtilmiştir. İnkılapların ileriye dönük bir hareket olduğu ve geriye dönük hareketlerin irtica olarak adlandırıldığı ifade edilir.
Türk İnkılabı'nın dışarıda emperyalistlere, içeride ise Sultan Halife'ye karşı bir bağımsızlık ve egemenlik mücadelesi olduğu belirtilir. Bu yönüyle dünyaya örnek teşkil ettiği ve özellikle Hindistan, Pakistan, Endonezya gibi ülkelere ilham verdiği vurgulanır. Türk İnkılabı'nın teorik ve ideolojik bir hazırlığı olmadığı, toplumun her kesiminden insanların katılımıyla gerçekleşen bir halk hareketi olduğu ve tepeden inme bir şekilde uygulandığı ifade edilir.
Siyasi alanda yapılan inkılapların Cumhuriyetçilik ilkesiyle alakalı olduğu belirtilir. TBMM'nin açılması, saltanatın kaldırılması, Cumhuriyetin ilanı, halifeliğin kaldırılması gibi adımlar incelenir. Saltanatın kaldırılmasının laiklik alanında yapılan ilk yenilik olduğu ve Halifeliğin kaldırılmasının Mustafa Kemal'in Devletçilik ilkesi hariç diğer tüm ilkeleriyle doğrudan ilişkili olduğu vurgulanır.
Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi detaylandırılır. Türk kadınının 1930'da belediye seçimlerine, 1933'te muhtarlığa ve 1934'te milletvekilliğine seçilme hakkını kazandığı anlatılır. Türk kadınının genel seçimlere ilk kez 1935 yılında katıldığı ve Avrupa kadınından önce siyasi haklar elde ettiği vurgulanır.
Hukuk alanında yapılan inkılapların tamamının laiklik ilkesiyle alakalı olduğu belirtilir. Şer'i hukukun kaldırıldığı, Mecelle'nin yerine Medeni Kanun'un getirildiği anlatılır. İsviçre'den alınan Medeni Kanun'un tek eşli evlilik, kadınlara miras ve şahitlikte eşitlik, boşanma hakkı ve resmi nikah zorunluluğu gibi yenilikler getirdiği vurgulanır. Patrikahanelerin ve diğer dini kurumların yetki alanlarının Medeni Kanun ile daraldığı belirtilir.
Şeriye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılması, şeriye mahkemelerinin kapatılması ve 1924 Anayasası'nın kabulü gibi diğer hukuki yenilikler sıralanır. Ankara Hukuk Mektebi'nin 1925'te açılmasının, yeni devletin hukukçu ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğu vurgulanır. Son olarak, Türk hukuk sistemine farklı ülkelerden Ceza, Borçlar ve İdari Hukuk kanunlarının alındığı ancak İngiltere'den herhangi bir hukuk alınmadığı belirtilir.