Summary
Highlights
Celal Hoca, müfredatın yenilenmesiyle birlikte videoları sıfırdan ve ustalık eseri olarak çekeceğini belirtiyor. MEB'in 9. sınıf kitabındaki ünite isimlerinin değiştiğini ancak konuların değişmediğini vurguluyor. Gelecek senelerde de 10, 11 ve 12. sınıf videolarının geleceğini söylüyor. Kendini tarih eğitimine adamış bir öğretmen olarak, dersleri akıllı tahta, tablet ve dijital ortamda anlatacağını ifade ediyor.
İslamiyet Öncesi Türk Tarihi ünitesinden KPSS, TYT, AYT ve adli idari hakimlik sınavlarında soru geldiğini ancak genellikle bir tane soru çıktığını belirtiyor. Öğrencilerin bu üniteye çok çalışmasına rağmen tek soru geldiğini ve bilmesi gerekenleri gerektiği kadar anlatacağını ifade ediyor. Yapay zeka ve müfredat değişiklikleriyle soruların da değiştiğini ekliyor.
Türk adının çeşitli kaynaklardaki anlamları açıklanıyor: Çin kaynaklarında 'miğfer', Kaşgarlı Mahmut'a göre 'olgunluk çağı', Macar türkolog Van Beri'ye göre 'türemek', Ziya Gökalp'e göre 'kanun, nizam, töre sahibi' ve Arap kaynaklarına göre 'denizin kenarında duran adam'. Türklerin yüzme bilmemesi ve denizciliğin geç gelişmesi, bu ismin neden verildiğini açıklıyor. Eski Türkçe metinlerde ise 'güç, kuvvet' anlamına geldiği belirtiliyor. Ayrıca Celal Hoca, Türk'ün kendi adıyla olan bağlantısını mizahi bir dille açıklıyor. Türk adının ilk kez Çin kaynaklarında geçtiği, çünkü Türklerde o dönemde yazı bulunmadığı belirtiliyor. Çin kaynaklarının taraflı bilgi içerdiği ve yeni arkeolojik kazılarla bilgilerin değişebileceği vurgulanıyor.
Çin'in ortasında bulunan Beyaz Piramit'ten çıkan mumyanın, Mısır piramitlerinden daha eski olduğu ve analizler sonucunda mumyanın bir Türk prensesine ait olduğunun ortaya çıktığı anlatılıyor. Lolan Güzeli adı verilen bu prensesin, Uzakdoğu görünümlü olmadığı, belirgin Türk özelliklerine sahip olduğu (siyah saç, keman kaşlar, elmacık kemikleri, buğday teni, göz makyajı) ve giyiminin de Türk kültürüne işaret ettiği belirtiliyor. Çinlilerin bu bölgeyi kapattığı ve resmi 'İnsanlığın Antik İnsanı' olarak tanımlarken Türk kelimesini kullanmadığına dikkat çekiliyor. Celal Hoca'nın bu konudaki sosyal medya paylaşımları ve tepkiler aktarılıyor.
MEB'in yeni kitabında Orta Asya yerine 'Türkistan' tabirinin kullanıldığı belirtiliyor. Türklerin anayurdunun Orta Asya, kutsal başkentinin ise Ötüken olduğu vurgulanıyor. Ötüken'in doğuda olması (güneşin doğudan doğması ve başlangıç yeri olması), han ve hakanların yönetim merkezleri olması, yüksek rakımda bulunması nedeniyle Gök Tanrı inancıyla ilişkilendirilmesi ve Atalar Kültü (ataların mezarlarının burada olması ve ziyaret edilmesi) gibi nedenlerle kutsal sayıldığı açıklanıyor. Toprak Ana tabirinin Ötüken için kullanıldığı ve Türkiye adının ilk olarak Orta Asya için, sonra Anadolu için kullanıldığı bilgisi veriliyor.
Anav, Afanesyova, Andronova, Karasuk, Tagar gibi Orta Asya kültür merkezleri tanıtılıyor. Bu merkezlerin devlet değil, arkeolojik buluntulara göre belirlenmiş bölgeler olduğu ve bilgilerinin sürekli değişebileceği belirtiliyor. Anav'ın en eski kültür merkezi, Afanesyova'nın Türklere ait en eski olduğu, Andronova'nın geniş bir alana yayılması, Karasuk'ta demir işlenmesi ve Tagar'ın en gelişmişi olduğu belirtiliyor. Sınavlarda bu kültür merkezlerinin sadece ayırt edici özelliklerinin veya Orta Asya bölgesine ait olup olmadığının sorulabileceği örneklerle açıklanıyor (örn. Truva'nın Çanakkale'de olması gibi).
Orta Asya'nın coğrafi konumu harita üzerinde gösteriliyor. Türklerin 'tebdil-i mekanda ferahlık vardır' anlayışıyla, iklim koşullarının bozulması, hayvan hastalıkları (gut) ve boylar arası mücadeleler nedeniyle Orta Asya'dan göç ettikleri anlatılıyor. Göç yolları harita üzerinde gösterilerek, bazı grupların Kuzey Afrika'ya ve hatta Bering Boğazı üzerinden Amerika'ya kadar ulaştığı ve Kızılderililerin Türklerle olan benzerlikleri (çadır, şaman, kurt totemi, savaşçı yapı) üzerinde duruluyor. Türklerin denizcilik ve gemiciliğin gelişmediği ancak balıkçılık faaliyetlerinin olduğu belirtiliyor. Harita bilgisinin tarih dersleri için önemine dikkat çekiliyor ve Orta Asya'yı tasvir eden coğrafi terimler ile Anadolu'daki dağların veya kültür merkezlerinin ('Yıldız Dağları', 'Burdur İnsuyu', 'Göbeklitepe') karıştırılmaması gerektiği vurgulanıyor. Dersin ilk başlangıç olduğu ve sonraki derslerin 40-45 dakikaya sabitleneceği belirtilerek, bir sonraki derste görüşmek üzere veda ediliyor.