Summary
Highlights
Mehmet Celal ÖZYILDIZ, Atatürk İlkeleri konusuna giriş yaparak, bu ilkelerin tüm sınavlarda (LGS, TYT, AYT, KPSS, ALES) mutlaka soru olarak geldiğini vurgular. İlkelerin ne olduğunu değil, anahtar kelimelerini ve soru tiplerini anlatacağını belirtir. İlkelerle ilgili soruların genellikle Nutuk'tan alınan paragraflar, inkılapların hangi ilkeyle ilgili olduğu veya genel Türkçe paragraflar üzerinden geldiğini açıklar.
Cumhuriyetçilik, tüm ilkelerin temeli ve dayanağı olarak tanımlanır. Anahtar kelimesi 'ulusal egemenlik'tir. Ulusun yönetime katılımı; seçim, seçme, seçilme hakkı, çok partili hayat, meclis ve demokrasi kavramları Cumhuriyetçilik ilkesiyle doğrudan ilişkilidir. Seçmen yaşı, vergi verir olma şartının kaldırılması, seçimlerin yenilenmesi gibi konuların katılımı artırarak Cumhuriyetçiliğe hizmet ettiği açıklanır. Ayrıca, 'Hakimiyet bila kaydü şart milletindir' (Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir) ifadesinin Cumhuriyetçilik anlamına geldiği belirtilir. 'Siyasi hayata yön veren ilke' olarak da öne çıkar.
Milliyetçilik ilkesinin anahtar kelimesi 'ulusal bağımsızlık'tır. 'Ya istiklal ya ölüm' sloganı, manda ve himayenin reddi, ülkü birliği, vatan, millet, bayrak gibi kavramlar bu ilkeyi açıklar. Siyasi bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık ve kültürel bağımsızlık olmak üzere üç boyutu vardır. Ekonomik bağımsızlıkta özellikle Kapitülasyonların kaldırılması, Kabotaj Kanunu, Duyunu Umumiye'nin kaldırılması ve Misak-ı İktisadi gibi konuların kesinlikle Milliyetçilikle ilgili olduğu ve Devletçilikle karıştırılmaması gerektiği vurgulanır. Mustafa Kemal'in 'Askeri ve siyasi zaferler ne kadar büyük olursa olsun ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa yok olup gitmeye mahkumdur' sözü Milliyetçilik ilkesini destekler. Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun kurulması, 'Türk' kelimesini içeren ifadeler kültürel bağımsızlık ve Milliyetçilikle ilgilidir. Atatürk'ün Milliyetçiliği hümanist, birleştirici olup ırkçılık, fetih veya cihat anlayışı içermez. 'Yurtta barış, dünyada barış' sözü de bu ilke ile ilişkilendirilir. Din birliğini öngörmemesi laiklik yönünü de gösterir. Tasa ve kıvançta birlik olmak, kişisel menfaat yerine milletin menfaatini gözetmek de bu ilkenin önemli unsurlarıdır.
Halkçılık, Cumhuriyetçilik ve Milliyetçiliğin doğal bir sonucudur. Anahtar kelimesi 'eşitlik'tir. Halka eşit davranılması, fırsat eşitliği sunulması, ayrıcalıkların ve unvanların kaldırılması (kaynaşmış, sınıfsız bir toplum oluşturma) Halkçılıkla ilgili temel kavramlardır. Kadınların siyasi haklar kazanması (oy kullanma, belediye, muhtar, milletvekili seçimlerine katılma) hem Cumhuriyetçilik hem de Halkçılıkla ilişkilidir, ancak temelinde Cumhuriyetçilik yatar. Zayıfı korumak ve sosyal devlet olgusu (eğitim, sağlık vb. hizmetlerin devlet tarafından halka sunulması) da Halkçılık ilkesinin bir parçasıdır. Ancak Mustafa Kemal'in Halkçılığı ekonomik eşitliği öngörmez, bu yönüyle komünizmden ayrılır. Halkçılık alanında yapılan ilk yenilik olarak 1925 Aşar Vergisinin kaldırılması kabul edilir.