Summary
Highlights
13 Şubat 1923'te toplanan bu kongre, Lozan görüşmelerine ara verildiği sırada gerçekleştirilmiştir. Başkanlığını Kazım Karabekir'in yaptığı kongreye işçi, çiftçi, tüccar ve sanayicilerden oluşan dört farklı grup katılmıştır. Askerler ve memurlar bu kongrede yer almamıştır. Temel amacı ekonomik bağımsızlığı sağlamak ve yabancı boyunduruğundan kurtulmak olan kongreden liberalizm kararı çıkmıştır. Misak-ı İktisadi, yani ekonomi andı, milliyetçilik ilkesiyle alakalı olup, milli, bağımsız bir ekonomi oluşturma hedefi güdülmüştür. Kongrede kapitülasyonların kaldırılması, demiryolu ulaşımına öncelik verilmesi, vergi ve toprak reformu yapılması gibi önemli kararlar alınmıştır. Ayrıca, işgücüne 'amele' yerine 'işçi' denmesi ve çalışanların sendikalaşması gibi çalışma koşullarını iyileştirmeye yönelik maddeler de kabul edilmiştir. Kongrede, ekonomik konuların yanı sıra okuma bayramının kabulü ve Latin harflerinin tartışılması gibi kültürel konular da ele alınmıştır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan bankalar, ekonomik kalkınmada önemli rol oynamıştır. İş Bankası (1924), özel sermayeyle kurulan ilk bankadır ve kurucusu Mustafa Kemal, genel müdürü ise Celal Bayar'dır. Ziraat Bankası (1888), Osmanlı döneminden kalma ve çiftçiye yönelik hizmet veren köklü bir bankadır. Sanayi ve Maadin Bankası, Emlak ve Eytam Bankası gibi kuruluşlar da farklı alanlarda finans desteği sağlamıştır. Merkez Bankası (1930), dünya ekonomik krizinden sonra kurularak para basma yetkisine ve Türk parasının değerini koruma görevine sahip olmuştur. Sümerbank, 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda lokomotif görevi görmüş, halka ucuz ve kaliteli ürünler sunmuştur. Etibank (madencilik), Denizbank (denizcilik) ve Halk Bankası (esnaf kredileri) da ekonominin çeşitlenmesine katkıda bulunmuştur. İller Bankası ise belediyelere nüfus oranında mali yardım yaparak altyapı hizmetlerinin geliştirilmesini desteklemiştir.
Kapitülasyonların kaldırılmasıyla milli ekonomi canlanmaya başlamış, yabancı şirketler millileştirilmiştir. 1926'da Kabotaj Kanunu ile denizcilik alanında bağımsızlık sağlanmış ve milliyetçilik ilkesi pekiştirilmiştir. Teşvik-i Sanayi Kanunu (1927), girişimciyi desteklemek amacıyla çıkarılmış ancak 1929 Dünya Ekonomik Krizi nedeniyle başarısız olmuştur, yalnızca Uşak Şeker Fabrikası gibi sınırlı başarılar elde edilmiştir. Bu başarısızlığın ardından planlı ekonomiye geçiş yapılmış ve 1933'te 1. Beş Yıllık Sanayi Kalkınma Planı hazırlanmıştır. Bu plan kapsamında Sümerbank aracılığıyla birçok fabrika (Merinos Yünlü, Kağıt Selüloz, Demir Çelik vb.) kurulmuştur. 2. Beş Yıllık Sanayi Planı ise 2. Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla uygulanamamıştır. Günümüzde ise 12. Kalkınma Planı (2024-2028) yürürlüktedir. Ayrıca, 1935'te Maden Tetkik Arama (MTA) ve 1939'da yapımı tamamlanan Karabük Demir Çelik Fabrikası gibi önemli sanayi kuruluşları da hayata geçirilmiştir. 1935'te kurulan Kırıkkale Silah Fabrikası ise ülkenin savunma sanayii açısından büyük önem taşımaktadır.